Sosyal medya'da takip edin!
X

Dünya

2018 Pritzker Ödülü’nü Hindistan’lı Mimar Doshi kazandı

Güncelleme:

Tarih:

2018 Pritzker Ödülü sahibini buldu.2018 Pritzker Ödülü’nü Hint mimar Balkrishna Doshi kazandı.Hint mimar aynı zamanda ,Le Corbusier ve Louis Khan ile çalışma arkadaşı.

İlk defa Hindistan bu ödüle layık bir mimara sahip oldu.Tasarımlarıyla şehircilik, mimarlık temelinde başarılı ürünlere sahip olan Doshi, dünya çapında Prestijli mimarlık ödüllerinden biri olan Pritzker Mimarlık ödülüne ulaşmayı başardı.

Ödülle ilgili jürinin açıklamaları dikkat çekici;

Jürinin yaptığı açıklamalar , Pritzker Mimarlık 2018 ödülü neden verdiklerine yönelik önemli tüyoları barındırıyor.

Derin bir sorumluluk duygusu ve ülkesi ile insanlarına yüksek kaliteli kendine has mimarlık aracılığıyla pozitif katkıda bulunmak arzusuyla; kamu projeleri ve hizmet binaları, eğitim ve kültür kurumlarının yanında özel konutların da aralarında olduğu projeler üretti. Doshi, binalarının bulunduğu yerlerin bağlamlarının ciddi bir şekilde farkındadır. Ürettiği çözümler sosyal, çevresel ve ekonomik boyutları hesaba katar ve bu sayede mimarlığı sürdürülebilirlik ile bütünüyle bağlantılıdır.

Pritker Ödülü alan mimarlar ve ülkeleri:

Pritzker Mimarlık Ödülü, Hyatt Vakfı tarafından 1979’dan beri her sene verilen bir mimarlık ödülü olup yeteneği, önsezileri ve sorumluluk bilinciyle, topluma ve mimarlığa anlamlı katkılar sağlayan mimarları onurlandırmaktadır.

2017 Rafael Aranda, Carme Pigemand ve Ramon Vilalta
2016 Alejandro Aravena, Şili
2015 Frei Otto, Almanya
2014 Shigeru Ban, Japonya
2013 Toyo Ito, Japonya
2012 Wang Shu, Çin
2011 Eduardo Souto de Moura, Portekiz
2010 Kazuyo Sejima ve Ryue Nishizawa, Japonya
2009 Peter Zumthor, İsviçre
2008 Jean Nouvel, Fransa
2007 Richard Rogers, Birleşik Krallık
2006 Paulo Mendes da Rocha, Brezilya
2005 Thom Mayne, Amerika
2004 Zaha Hadid, İngiltere
2003 Jørn Utzon, Danimarka
2002 Glenn Murcutt, Avusturalya
2001 Jacques Herzog and Pierre de Meuron, İsviçre
2000 Rem Koolhaas, Hollanda
1999 Norman Foster, İngiltere
1998 Renzo Piano, İtalya
1997 Sverre Fehn, Norveç
1996 Rafael Moneo, İspanya
1995 Tadao Ando, Japonya
1994 Christian de Portzamparc, Fransa
1993 Fumihiko Maki, Japonya
1992 Alvaro Siza, Portekiz
1991 Robert Venturi, ABD
1990 Aldo Rossi, İtalya
1989 Frank Gehry, ABD
1988 Oscar Niemeyer (Brezilya) ve Gordon Bunshaft (ABD)
1987 Kenzo Tange, Japonya
1986 Gottfried Böhm, Almanya
1985 Hans Hollein, Avusturya
1984 Richard Meier, ABD
1983 Ieoh Ming Pei, Çin
1982 Kevin Roche, ABD
1981 James Stirling, Birleşik Krallık
1980 Luis Barragán, Meksika
1979 Philip Johnson, ABD

Reklam
1 Yorum

1 Yorum

  1. merthan

    08/03/2018 paylaşım zamanı 15:44

    hindistanlı birinin bu ödülü alması çok önemli

Bir Cevap Yazın

Dünya

Ayasofya İbadete Açılacak Mı? Anayasa Mahkemesinden Karar

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Ayasofya Hakkında Kısa Bilgi

Mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtlar arasında gösterilen Ayasofya Müzesi’nin tarihine, mimari anlamda iç ve dış mekanlarına ait bilmeniz gereken her şeyi sizler için derledik. Bu yazımızda Ayasofya hakkında kısa bilgi vereceğiz. Ayasofya Doğu Roma imp. İstanbul da yapmış olduğu en büyük eserlerden birisidir. İlk yapıldığında kilise olarak yapılmıştır. Bu yapılan kilise ise bilgelik anlamında adlandırılmıştır. Doğu Roma da en büyük kilise olarak yapılmıştır.

3 kez bulunduğu yerde tekrar tekrar inşa edilmiştir. 3 kez yapılan şuan günümüzdeki halidir. Aslında şöyle demek daha doğru olur. O zamanda yine kilise halinde yapılmıştır. Sonradan camii ye çevrilmiştir. Ayasofya’nın açılış günü İmparator Justinianos’un, mabedin içine girip, “Tanrım bana böyle bir ibadet yeri yapabilme fırsatı sağladığın için şükürler olsun” dedikten sonra, Kudüs’teki Hz. Süleyman Mabedi’ni kastederek “Ey Süleyman seni geçtim” diye bağırdığı geçer. Antik şehirlerden bir çok şey getirilmiştir. Ayasofyadaki sütun ve mermerler özellikle antik yerlerden gelmiştir.

İmparator Justinianos Ayasofya’nın daha görkemli ve gösterişli olması için, maiyetindeki tüm eyaletlere haber göndererek, en güzel mimari parçaların Ayasofya’da kullanılması için toplatılmasını emretmiştir.

Suriyedeki antik kalıntılardan getirilen ürünler vardır. Marmara Adası’ndan, yeşil somakiler Eğriboz Adası’ndan, pembe mermerler Afyon’dan ve sarı mermerler Kuzey Afrika’dan getirilerek Ayasofya’da kullanılmıştır. Ayrıca, yapıda Efes Artemis Tapınağı’ndan getirilen sütunlar neflerde, Mısır’dan getirilen 8 adet porfir sütununun ise yarım kubbeler altında kullanıldığı bilinmektedir. Yapıda 40 tanesi alt galeride, 64 tanesi ise üst galeride olmak üzere toplam 104 adet sütun bulunmaktadır.

Önemlisi mozaik süslemeler el işçiliği çok önemlidir.

İstanbul’un fethinden sonra camii olmuştur. Bundan sonra hatlar yazılmaya başlanmıştır. Ayasofya’da, Sultan Abdülmecid Dönemi’nde Hattat Kadıasker Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılan 7.5 m. çapındaki 8 adet hat levhası ana mekânın duvarlarına yerleştirilmiştir. “Allah, Hz. Muhammed, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin” yazılı bu levhalar İslam âleminin en büyük hat levhaları olarak bilinmektedir.

Anayasa Mahkemesi, bir dernek tarafından Ayasofya Müzesi’nin namaz kılınması için ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddiasıyla yaptığı başvuruyu, “incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez buldu.

Ayasofya İstanbul’un fethinin sembolüydü. Fetih sonrası cami yapıldı. 1934’te Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye dönüştürüldü. Tekrar cami yapılması bugüne kadar hep gündemde kaldı. Ayasofya’nın ibadete açılması için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldı. Başvuru sahibi Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği. Dernek 2015 yılında AYM bireysel başvuruda bulundu.

DANIŞTAY REDDETTİ

Bunun üzerine dernek 2005 yılında Bakanlar Kurulu’nun Ayasofya’nın müze yapılmasına dair kararının iptali için Danıştay’da dava açtı. Danıştay 10. Dairesi, derneğinin iptal talebini reddetti. Dernek bu karara karşı karar düzeltme başvurusunda bulundu. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da başvurunun reddine kararlaştırdı.

AYM’YE BİREYSEL BAŞVURU

Bu gelişme üzerine dernek 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuru dilekçesinde Ayasofya’nın ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesinin din ve vicdan hürriyetini ihlal ettiği belirtildi.

Kaynak: mynet
Kaynak: cnnturk
Devamını oku

Dünya

Türkler Miami’deki Konutları Dolara İnat Almaya Devam Ediyor…

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Döviz kurundaki hareketliliğe rağmen Türkler dolara inat Miami’de ev almaya devam ediyor. Gerçekten de ev almak için sıraya girmeye gerek var mı bilmiyoruz. Ama haberlere göre Türkler Miami de ev almak için sıraya giriyor. Hürriyet haberin yazdıklarını sizler için derledik.

Miamide gayrimenkul yatırım danışmanlığı yapan Nerime Demren, Buraya konut almak için gelenlerin zati büyük kısmında ellerinde doları olanlardan gelenler çoğunlukta.Her yerde Türk ile karşılaşıyoruz. Güneydoğudan da, Karadenizden de alıcımız var.Yatırım için konut alan Türkler akın etmeye devam ediyor. Türk Hava Yolları İstanbul-Miami arasında yolcu taşımacılığı yüzde 28 artış göstermiş. 150 bin yolcuya yakın taşıma yapılmış.

Miami de ki konutların çoğu 2008 yılında krizden etkilendi ve satılmadı. O dönemler fiyatları düşen evlerden alımlar oldu. Şuan da hala ev alımları bir hayli artmış durumda. Evlerin büyüklüğüne göre de bu fiyatlar arasında çok değişkenlikler olabiliyor. Emlakçıların tahmini rakamlarına göre 2000 den fazla Türk’ün evi var. 40 bin Türk de tatile gidiyor. Bazı ünlü isimlerinde Miami de evleri var.

Bunun yanında Türk Emlakçı sayısında da artışlar oldu. Çok sayıda Türkü’ün olduğu ve bir çok yerde karşılaşabileceğinizi belirtilmekte. 300-500 bin dolar gibi fiyatları olan müstakil evler var. Bir çok toprak zengininin buradan ev aldığı belirtiliyor. Burayı bilmeyenler bile Türkiye’den ofis açıp buralardan ev satan emlakçılar var.

Yatırım amaçlı ev alan insanların da çok olduğu bilgisi var. Balon gibi çok fazla yapılaşma var. Arz fazla talep azaldı olarak düşünüyoruz. Rusya ve Güney Amerika ülkelerinden daha öncekisi gibi basit alamıyorlar. Onun için birden bire talep arttı, arz eksildi. Burada satamayan müteahhitler yurt dışında pazarlar aramaya başladılar. Bir de onların da katkısıyla Türkiyeye gelip tanıtım yapanlar Miamiyi tekerrür popüler ettiler diye konuştu.

Buraya para biriktirip gelen yatırımcıları vazgeçirdiğini söyleyen Demren. Burada şahsen bulunmadan, dar bütçe ile uzaktan yatırım yapmayı düşünenlere Miami’den ev almayı hiç tavsiye etmem diye de ekleme yaptı.

Bir de şöyle bir şey var “Örneğin 500 bin dolar olan bir evi 600 bin dolara satıyorlar. Burada binanın masraflarını kiracı ödemiyor, ev sahibi ödüyor. ” “Bazı emlakçılar bunu söylemiyor. Emlak ödentileri yüksek, kira kazancının 3 bin doların 500 doları belki net cebine girecek.

Birde buranın tercih edilmesi vergilerin az olmasından kaynaklanıyor.  Bireylerin yanı gizeme firmaların da burayı seçim etmelerinin bir sebebi vergi avantajindan dolayı.

KAYNAK: HURRİYET

Devamını oku
Reklam



Reklam