Sosyal medya'da takip edin!
X

Popüler sanat

Dünya’nın en popüler 10 mimari fotoğrafçıları ve özellikleri

Güncelleme:

Tarih:

Mimari fotoğrafçılık konusuna ilgi duyuyorsanız pozlarıyla ilham veren bu isimleri bilmeniz işinize yarayabilir.

Mimari fotoğrafçılar kendi persfektifleri ve yakaladıkları inanılmaz pozlar ile mimari fotoğraf dersi veren muhteşem kişiliklerdir.İşte sizler için en iyi 10 mimari fotoğrafçı haberimizde bir araya getirildi.

Mimari fotoğraflar özellikle merdiven ya da siyah beyaz olanları bakımından diğerlerinden hayli keskin bir çizgiyle ayrılsa da bunların da kendi içerisinde kategorileri bulunmaktadır.Mimari fotoğraflara ilgi duyuyorsanız şimdi sıralayacağımız 10 sanatçıyı sosyal medyada takip edebilirsiniz.

10.) Mimari fotoğrafçılar: Randy Scott Slavin

New Yorklu fotoğrafçı Randy Scott Slavin‘in çalışmaları, şehir silüetlerinin geleneksel fotoğraflarından rahatsızlık duyan bir form üzerinde yoğunlaşıyor.

Yatay çizginin ufuk çizgisini takip eden tipik görünümler üzerine odaklanmak yerine Slavin, tanıdık Amerikan şehir manzaralarının çarpık görünümlerini oluşturmak için yüzlerce fotoğrafı bir araya getirerek izleyici kitlesini hep birlikte düşünmeye karar vermeye zorluyor.

Örneğin en son mimari fotoğrafçılık örnekleri Serisini, Alternatif Perspektifler olarak adlandıryor ve New York gibi yerler için görülmemiş bir bakış açısı sağlıyor. Onun fotoğrafları miyop, kaleydoskopik psikodelik ve bir solucan deliği içine yolculuk ediyor hissi uyandırır. Slavin, diğer çoğu mimari fotoğrafçının çalışmalarından bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor ve fotoğrafın her zaman şeyleri olduğu gibi göstermediğini hatırlatıyor.

9.) Mimari fotoğrafçılar: Janie Airey

Olimpiyatlar çok heyecan verici şeylere ev sahipliği yapıyor ve mimarlık için eğimli, yeni inşa edilen stadyumlar ve yüzme kompleksleri bazen uluslararası madalya yarışının üzerinde yer alıyor.

Janie Airey (aslında bir spor hayranı da olabilir), hiç kimsenin sahip olmadığı bir şekilde mimariye götürüyor gibi.. Airey gösterişli bir kabarcıklı binaya veya büyük boy bir eve sahip değildi, ancak yine de 2012 Londra Olimpiyatları’nın güçlü çizgileri ve cesur ve eğlenceli renk paletini yakalamanın bir yolunu bulmuştu.

8.) Mimari fotoğrafçılar: Victor Enrich

İspanyol mimari fotoğrafçı Victor Enrich mimari fotoğrafçılığa dair fantastik bir yaklaşıma sahiptir.Şöyle ki Zenginler, binaların kendi fotoğraflarını manipüle ederek, yeni kuramsal yapıları hırslı ve pratik olmamaları için harekete geçirir. Bununla birlikte, Enrich’in çalışmalarının çekiciliği, insanın aşındırıcı ve doğa, mimarlık ve zamanla ilişkisini denemek için bir hatırlatma olarak durmak yerine alternatif bir gerçekliğe olan açıklığıdır.

Enrich’in pratiği, bireysel binaları cansız binalardan daha çok yaşayan bitki ve hayvanlara benzeyen kişilikleri ile infüzyonunu sağlamak üzerine kurulu.

7.) Nick Guttridge

Guttridge’in ticari çalışmalarının bile ona güzel bir sanat eseri niteliği yüklüyor. Onun mimari fotoğrafları, geometri ya da açı ya da sosyal kullanım ve etkileşim hakkında aşırı oyunlar içermezken, hepsinin hassas bir dengesini sağlıyor.

Fotoğrafları hiçbir zaman steril ya da aşırıya kaçmıyor ve mimarlık fotoğraflarında sıkça yer alması bize güzel mimarinin yaşanmış olabileceğini hatırlatıyor.

6.) Eddy Joaquim

Onun mimari fotoğrafçılık örnekleri felsefe olarak bir rüya atmosferini yaşatıyor.Fotoğrafın başlangıcını ya da nihai hedefini sanatsal kullanımını anımsatan bir şekilde odaklanmayı kaybediyor.

Joaquim, 2010 yılında Fotoğraf Odaklı ‘Yılın Yeni Gelişen Fotoğrafçısı’ yarışmasına finalist olduğu zamandan bu yana geen 8 yıllık sürede pek çok ödülü mimari fotoğrafçılık alanında elinde bulunduruyor..

Siyah-beyaz fotoğrafları, bir binanın beton temeli mi yoksa Walt Disney Konser Salonu‘nun ikonik metal dalgaları mı olsun, konularının önemliliğini yakalamayı bir şekilde başarıyor.

Renkli fotoğrafları bizi Joaquim’in algılanış biçimlerine, bazı yapıların özelliklerine ve diğerlerinin bir şekilde ihtişamına maruz bırakıyor. Ve belki de en önemlisi, açıları ve çarpık alan derinliği konusunda bakış açıları, fotoğraflarına bir oyun havası getiriyor.Çok hayalperest ve zekice sanatsal olmak gibi kavramların ince çizgisi arasında bir denge kuruyor.

5.) Simona Panzironi

İtalyan fotoğrafçı Simona Panzironi’nin çalışmaları bir kıyasa ya da konsept doğrultusunda geliştirilen çalışmalardan ibaret değil. Çektiği mimari fotoğrafların gerçek hatta sivil bir karşılığı vardır.Aynı zamanda özneleri olarak seçtiği için binaların özünü yakalamayı her zaman başarmaktadır.

Profesyonel mimari fotoğrafçıların yürüttüğü projelerin çoğu, kendileri hakkında bir klinik havaya sahiptir. Bu durum çoğu zaman çekici bir cephenin ya da davet edici bir iç mekânın şahane çekimlerine ev sahipliği yapar.

Panzironi, dış ve iç mekanların fotoğraflarını bir araya getirmeyi ve bir bütün olarak binanın serbest biçimli bir turu gibi onları bir araya getirmeyi ustalıkla başarıyor.

Mimarlık fotoğrafçılığı söz konusu olduğunda saçma bir bakış açısına sahip değil; onun kadranı, diğerlerinin gerçekten ne zaman?, ne şekilde? yapıldığı gibi sorulara fazlasıyla odaklanıyor.

4.) Simon Kennedy

3.) Roland Halbe

Fotoğraflarının kendileri hakkında belirli bir dikeyliği var ve iç açıcı persfektifleri..Binanın, fotoğrafın sınırları dışında izleyicinin alanına doğru büyüyormuş gibi hissetmesini sağlıyor.

Mimari fotoğrafçılık alanında çizginin ve geometrinin tekrarında sessiz ve huzurlu bir kaliteyi yakalar ve görüntüleri aracılığıyla Modernist mimarinin sert bir tasvirinden ziyade ışık, gölge, çizgi ve şekil turunu inceleyenlere hissettirir.

2.) Fütüristik manipüle edilmiş Mimari fotoğrafçılar arasında bulunan Nicolas Grospierre bu listede olmalıydı..

Fotoğraf çalışmalarındaki tipografi incelendiğinde, modernist mimarların kolektif hatıralarını ve temsil ettikleri solgun ütopyaları araştırıyor.

1.) Cameron R. Neilson

Siyah ve beyaz mimari fotoğraflara yoğunlaşan ama daha yaygın olan çeşitlemelerden ziyade, şehrin iç kısımlarından ikonik silüetler yakalamasıyla tanınır. Neilson’un bakış açısı, gökdelenlerin yarışmalarına katkıda bulunur ve caddeye bağlı mimari fotoğrafçılık tarzıyla yeni bir kaleydoskopik bakış açısı ve hayranlık uyandırır.

Mimari fotoğrafçılar listesine sizin ilave etmek istediğiniz isimler varsa aşağıdaki yorum kısmından iletebilirsiniz.Listeyi güncelleyeceğiz.

Reklam
Yorumları göster

Bir Cevap Yazın

#eniyiler

Mimar Sinan Kimdir ? Hayatı ve Yaşantısı

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Osmanlı Devleti’nin yetiştirdiği en önemli isimlerden biri Mimar Sinandır. Mimar Sinan aynı zamanda müthiş bir zekaya sahiptir. Bu zekasını sadece mimarlık anlamında değil inşaat mühendisliği anlamında da geliştirmiştir. Eserlerinde kullandığı teknikler kendine has özellikleriyle adından çokça söz ettiren Mimar Sinan‘ın hayatı ve yaşantısına ait bazı bilgileri sizler için derledik…

Mimar Sinan Hakkında Genel Bilgi

Mimar Sinan Osmanlı topraklarına devşirme olarak gelmiştir. Çağının en önemli mimarları arasına girmeyi başarmıştır. Tüm dünya o zamanlar Sinan’ın yaptığı eserlere hayranlıkla bakmaktaydı. Diğer bir deyişle ona Koca Sinan Ağa da derlerdi. 100 yıla yakın ömründe bir çok önemli esere imza atmıştır. Bunlardan bazıları külliye, sıbyan mektebi, kervansaray, saray, hamam, darüşşifa, medrese, camii gibi bir çok yapıya imzasını atmıştır. Yaptığı bütün yapıları titizlikle yapan Mimar Sinan tüm yapılarını farklı ve başka özellikte yapması en önemli özelliklerinden birisidir. Taklitçiliği yok sayması da en önemli özelliklerindendir.

Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim tarafından İstanbul’a çağrılmıştır. Sinan’ın yükselişi çok hızlı oldu. Yeniçeri ocağında kendini gösteren Mimar Sinan kendini savaş meydanlarında da yaptığı mimari yapılarda da göstermiştir. Mimar Sinan kendini 3 dönem olarak ayırmıştır. Bunu herkes bilir çıraklık döneminde Şehzade Camii‘ni, kalfalık döneminde Süleymaniye Camii‘ni, ustalık döneminde ise Selimiye Camii‘ni yaptı. Bugün bu yapılar bizim için hala bir simge niteliğinde hala dimdik ayakta durmaktadır. 1882 yılında kurulan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi de onun bu üstün başarıları sayesinde adını almıştır.

Mimar Sinan Kimdir ?

29 Mayıs 1489 da Kayseri de Dünya’ya gelmiştir. Yaklaşık 100 yaşına kadar yaşamıştır. 1588 yılında İstanbul da vefat etmiştir. Mimar Sinan ustalık eserim dediği Selimiye Camii II. Selim tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı ve Türk mimarisinin Tüm Dünya da tanınmasını sağlamıştır. Mimar Sinan bir çok kişiye öncü olmuştur bir çok kişiyi etkilemiş ve bildiklerini aktarmıştır. Mimar Sinan’ın türbesi Süleymaniye Camii’nin arka tarafında yer almaktadır.

Sinan dönemin Osmanlı padişahı tarafından Kayseri den devşirme olarak İstanbul’a getirilmiştir. Beraber okuduğu arkadaşlarından çalışkanlığı ve zekası sayesinde sıyrılmıştır. Mimarlığa yatkınlığından dolayı o dönemlerde bir çok yol, hamam, çeşme, minare gibi ve daha bir çok inşaatta çalışmıştır. Bununla kalmayıp yeniçeri ocağına katılmıştır. Bir çok sefere gitmiştir. 1522’de Rodos Seferi’ne, 1526 yılında ise Mohaç Meydan Muharebesi’ne katıldı.

Mimar Sinan daha çok adını Kanuni Sultan Süleyman zamanında duyurmuştur. Kanuni Sinan’dan İran seferi için kadırga yapmasını istemiştir. 2 hafta gibi kısa bir sürede bu kadırgaları tamamlayan Sinan saygınlığını daha da artırdı. Bununla beraber Yeniçeriler de hasekilik rütbesine layık görüldü ve yükseltildi.

Mimar Sinan Başmimar Oluşu

Karaboğdan Seferi’nde ordunun Prut nehrini geçmesi ve bunun için de bir köprü yapılması gerekiyordu bu görev Sinan da değildi. Zeminin elverişili olmaması bataklıktan oluşmasından dolayı defalarca uğraşılıp yapılamayan köprü Mimar Sinan’a verildi ve bu görevi layıkıyla yerine getiren Sinan başmimar ünvanını aldı.

 

Devamını oku

Popüler sanat

Dünyanın En Gizemli Tablosu Mona Lisa

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Dünyanın en gizemli tablosu Mona Lisa yaklaşık 500 yaşında. Gizemli bu tablo ona baktığınızda ne anlattığını ne anladığınızı her baktığınızda şaşırtıcı bir havası olduğunu hissediyorsunuz. Mona Lisa kim ?Bu tabloyu kim neden çizdi ? Mona Lisa neden gülümsüyor? Altın oran Mona Lisa için gerçekten de geçerli mi? Bu tabloyu yılda milyonlarca kişi görmeye gidiyor? Peki neden bu kadar kişi bu tabloyu görmeye gidiyor. Mona Lisa tablosunun ne özelliği var.

Mona Lisa Tablosunu Kim Yaptı ?

Leonardo Da Vinci bu tabloyu yapan kişi. Leonardo Da Vinci bir çok özelliği olan 14 Nisan 1452 de vinci kasabasında doğdu. Leonardo Da Vinci kimdir ? 

Mona Lisa Tablosu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Mona Lisa tablosu piramitlerin üçgen şeklinin bize verdiği güven gibi çizildiğini anlıyoruz. Çünkü piramitlerin üçgen formu Mona Lisa tablosunda da gözükmekte. Tabloya baktığımızda bakışlarımızın Mona Lisa‘nın yüzüne gittiğini farketmişsinizdir. Leonardo Da Vinci mutluluğun resmini bu kadında mı bulmuş yani burdan anlamamız gerek detay sanırım bu çıkıyor. Mona Lisa tablosu üçgen kompozisyonlardan oluşmuştur Mona Lisa tablosuna ne kadar üçgen oluşturursak oluşturalım resmin kompozisyonu bozulmuyor.

Mona Lisa Tablosu Nerede ?

Louvre müzesine gittiğinizde işte bu tablonun gerçek halini görebilirsiniz.

Mona Lisa Tablosu Altın Oran

Mona Lisa tablosu altın oranla çizilmiştir. Mısırlıların piramitleri gibi Mona Lisa tablosu’nda da bu kural geçerli. Bu tabloya baktığımızda dikdörtgenler,üçgenler,spiraller farfetmeksizin hepsinin o altın oranda olduğunu görebiliriz. Doğadaki güzellik altın oranda saklı mı diye düşünüyoruz.

Leonardo Da Vinci Bu Resmi Nasıl Çizdi

Leonardo Da Vinci kadavraları inceleyen bir bilim insanıydı. Yani insan anatomisinden anlayan bir deha olarak düşünebiliriz. İç içe geçmiş geometrik şekiller Leonardo Da Vinci’nin tamda ilgi alanı olarak gözüküyor. Vitruvius adamı bilmeyen yoktur. Bunun gibi düşünüldüğünde bu tabloda da tam da bu örnek yerine bir tuğla taşı gibi yerine oturuyor. Çünkü Leonardo “insan vücudunun evrenin işleyişinin bir analojisi olduğunu” düşünüyordu.  Mona Lisa tablosu’nda işte bunların olması çokta rastlantısal olarak gelmiyor bize. Bu tablonun çizerken düşünülen şeyler insan anatomisinden de faydalanıldığını göstermekte. İşte bu yüzden Mona Lisa tablosu bir çok şeyi anlattığı için bu tabloyu incelemek gerçekten de önemli.

İşte bakmakla görmek arasında ki farkı da burada anlıyoruz. Çünkü Mona Lisa tablosu sadece bir resim gibi de görenler olabilir ama kimileri ona baktığında içinde yatan birçok bilgi veren içerikleri de görebilir. Bundan dolayı Mona Lisa tablosu BAKMAK VE GÖRMEK ARASINDAKİ FARKI BİZE NE DEMEK OLDUĞUNU GÖSTERİYOR.

 

Devamını oku
Reklam



Reklam