Sosyal medya'da takip edin!
X

Mimari

Studio Cebra Danimarka’da mimarisiyle ilginç bir okul tasarladı

Güncelleme:

Tarih:

Studio Cebra tarafından tasarlanan Danimarka’nın Odder kentinde bulunan Okul projesinin mimari tasarımını paylaştık.

Danimarka Dünya siyasetinden ve çekişmelerinden uzakta, kendi halinde bir ülke olarak bilinir. Mimarlık alanında ünlü isimleri barındıran (Bjarke Ingels) ülkede göz dolduran mimari tasarımlar ise heyecan verici özelliklerde.

Danimarka’dan bir mimari tasarım paylaşacağımızda üslup ve tarz olarak bir hayli maceraperest yaklaşımları barındırdığına hep şahit olduk.

Asimetrik ve düzensiz cephe elemanlarının , soğuk ama tamamlayıcı bir kompozit cephe kaplama malzemesi ile bütünleştiği bir mimari projeden bahsedeceğiz.

Yukarıdaki resim ile aşağıdaki resim arasındaki farkları söylemenizi elbette beklemeyeceğiz. Bu tasarımdaki sıcaklığın vurgulanması adına mimarlarınca fotoğrafçıdan özellikle istendiği gerçeğini gizleyemiyor.

Mimarları projede neticede bir okul tasarladıklarının son derece farkında olarak sıcak, güvenilir ama tüm bunları yaparken sıradanlık çizgisinden bir hayli uzakta konumlandırmak istemişler.

Çatılardaki keskin geometrik hatların pencerelerdeki asimetrik ve düzensiz dağılmış boşluk etkisiyle kırılması ve tüm bunlara kütlelerdeki renk tonlamalarının eşlik edişi projeyi özgünleştirmiş.

Yukarıda projenin mimari vaziyet planı  şematik çizimini görmektesiniz. Bu tasarımdaki bütünlüğün aslında ne kadar da sakin bir kütle denemesi üzerinde oturtulmaya çalışıldığının bir göstergesi olarak yorumlanabilir.

İç mekana geldiğimizde ahşabın cesaret verici türde kullanım alanlarında yaygın kullanımı da tasarımın dikkat çekici bir başka özelliği olarak yorumlanabilir.

Ayrıca dikkatinizi ne kadar çekti bilmiyorum ama taşıyıcı sistemin ustaca gizlendiğini de dikkatli baktığınızda rahatlıkla görebiliyorsunuz.

Kütlelerin hareketli geometrik formlarla birleşim detaylarının başarılı bir uygulama eseri olduğunu zaten belirtmeye gerek yok.

Doğal havalandırma ve doğal aydınlatma elemanlarının fazlaca kullanımı iç mekanda enerji tasarrufu anlamında doğru bir tercih olmuş.

Reklam
Yorumları göster

Bir Cevap Yazın

Mimari

İnşaat mühendisi ve mimar arasındaki fark nedir?

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

İnşaat mühendisi ve mimar arasındaki fark nedir?

Hem inşaat mühendisleri hem de mimarlar, yapıları planlamak ve tasarlamak için çalışıyorlar. Bununla birlikte, bir inşaat mühendisi, yapının güvende olacağından ve her gün ve aşırı koşullara dayanabileceğinden emin olmaya odaklanırken, mimar, yapısal çalışmanın estetiğine odaklanmanın yanı sıra, görünüm, his ve işlevsellik üzerinde yoğunlaşacaktır.

İnşaat mühendisi, mimarın yarattığı tasarımın yapısal bütünlüğünü analiz edecek ve değerlendirecek ve mimarın vizyonunu gerçeğe dönüştürmek için değişiklikler / modifikasyonlar önererek inşaat tasarımını mümkün kılacak yollar bulmaktadır.

İnşaat mühendisleri ve mimarlar çoğu zaman birbirleriyle çalışır, çünkü çalışmaları bazen üst üste gelir. İki meslek arasında iyi bir çalışma ilişkisi, inşaat işini daha etkili ve başarılı hale getirecektir.

Bir mimar ve mimari tasarımcı arasındaki fark nedir?

Bir mimar, sınavını geçen bir lisanslı profesyoneldir – NCARB (Ulusal Ulusal Kayıt Kurulları Konseyi) tarafından yönetilen çok titiz bir bölüm okumuştur. Bu sınav mimarlara avukatlara sınavının önemli olduğunu anımsatır. Bir mimari tasarımcı lisanslı bir mimar değildir ve bölümün üniversitesini okumamıştır.

Not: bir mimarlık tasarımcısı, tescil sınavını geçmiş ve lisanslı bir mimar olan bir tasarım mimarı ile karıştırılmamalıdır ancak sadece bir projenin tasarım yönüyle ilgilenmeyi seçer ve başka bir mimarı yapıların sonuyla ilgilenir.

Devamını oku

Mimari

Bir Mimar ne yapar?

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Bir Mimar ne yapar?

Mimarlar sadece bir binanın tasarımında yer almamaktadır. Lisanslı bir profesyonel olarak, kamu güvenliği ve projelerin denetlenmesinden de sorumludurlar. Binaların inşaatının her aşamasında, ilk konseptten binanın tamamlandığı açılış törenine kadar rolleri önemlidir. Tamamlanmasının ötesinde, binalar genellikle yeni çevreleri ve fikirleri birleştirmek için evrim geçirdikçe bir projeye dâhil olurlar. İşin özellikleri, üç ana role veya aşamaya, tasarım, dokümantasyon ve yapım rollerine ayrılabilir.

Tasarım rolünde, bir müşteri, müşterinin getirmek istediği bir konsept veya fikrin ayrıntılı tasarımlarını üretmek için bir müşteri tarafından işe alınır. Yaratıcı tasarım fikirlerine ihtiyaç duymanın yanı sıra, rolün bu kısmı büyük bir teknik bilgi ve sorumluluk içeriyor. Bina ve güvenlik yönetmeliklerine, yerel planlama yönetmeliklerine ve kısıtlamalarına uyulmasına ihtiyaç vardır. Projeye bağlı olarak, yerel çevrenin veya bir binanın herhangi bir tarihi bölümünün korunmasını çevreleyen yasalar olabilir. Düzenli müşteri toplantıları, gereklilikleri belirlemek ve detaylı tasarım tekliflerini tartışmak için önemlidir. Ayrıca mühendisler, tasarımcılar ve finansörler de dâhil olmak üzere projenin bu aşaması üzerinde çalışacak profesyonellerin ekibi de önemli.

Dokümantasyon aşamasında, tasarımın kâğıt üzerinde tasarlanması, detaylı çizimler üretilmesi ve tasarımın fizibilitesinin test edilmesi için teknolojinin kullanılması gerekmektedir. Bu aşama, müşterinin ihtiyaçlarına, bütçesine ve düzenlemelerine göre değişikliklerin dahil edilmesi için sürekli revizyon ve yeniden çizmeyi içerebilir. Tasarım belgeleri tamamlandıktan sonra, üretilmesi gereken ikinci bir belge kümesi vardır.

Bunlar, tasarımları yükleniciler ve inşaat uzmanları için talimatlara ve teknik şartnamelere çeviren inşaat belgeleridir. Proje inşaat aşamasına geldiğinde, mimar, saha ziyaretleri ve toplantılarına katılacak, inşaatı denetleyecek ve çeşitli işlere imza atacak, yüklenicilerle pazarlık edecek ve ortaya çıkan sorunları çözecektir.

Devamını oku
Reklam



Reklam