Sosyal medya'da takip edin!
X

Türkiye

Mimar Sinan’ın Drina Köprüsü tasarımı hakkında ilginç bilgiler

Güncelleme:

Tarih:

Osmanlı’nın en önemli eserlerinden biri olarak bilinen Mimar Sinan’ın Drina Köprüsü hakkında önemli bilgiler ve eşsiz fotoğtafları haberimizde paylaştık.

Mimar Sinan’ın Drina Köprüsü günümüzün modern teknolojileri ve metodolojileri ile bile tam anlamıyla taklit edilebilecek türden değil.

Osmanlı tarihinin en önemli sadrazamlarından biri olarak kabul edilen Sokollu Sokollu Mehmed Paşa adına Bosna Hersek’in doğusundaki Visegrad şehrinde Mimar Sinan tarafından inşa edilen Drina Köprüsü, ülkedeki en önemli Osmanlı eserleri arasında yer alıyor.

Drina Nehri üzerine 1571-1577 yıllarında inşa edilen ve “Sokollu Mehmed Paşa Köprüsü” olarak da bilinen tarihi köprü, Mimar Sinan’ın Bosna Hersek’teki imzası olarak bugün de tüm ihtişamıyla dimdik ayakta duruyor.

Osmanlı’nın Balkanlar’da en çok eserinin bulunduğu ülkelerin başında gelen Bosna Hersek, tarihi boyunca yaşadığı birçok savaşa rağmen korumayı başardığı camiler, köprüler, han ve hamamlarla adeta açık hava müzesini andırıyor.

Osmanlı Devleti’nin bölgede hüküm sürdüğü dönemde inşa edilen ve bugüne kadar ayakta kalmayı başarmış en önemli tarihi miraslardan biri de Mimar Sinan’ın Drina Köprüsü.

Osmanlı’nın en parlak döneminde üç padişaha sadrazamlık yapan Sokollu Mehmet Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan bu köprü, hem teknoloji tarihi hem de dünya kültür tarihi açısından büyük önem taşıyor.

O dönem Bosna Vilayeti ile başkent İstanbul arasındaki anayol üzerinde inşa edilen köprü, etrafındaki köy ve şehirlerin gelişmesinde de anahtar rol üstlenmişti.

UNESCO tarafından 2007 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi’ne de alınan Mimar Sinan’ın Drina Köprüsü, aynı zamanda dünya kültür mirası içinde yer alan 6 tarihi köprüden biri olarak biliniyor.

Yurt dışında Osmanlı dönemine ait 307 köprüden 121 tanesi Bosna Hersek’te bulunuyor. Bosna Hersek’teki tarihi Mostar Köprüsü ile Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü, dünya mimarisine damga vuran iki önemli eser olarak ön plana çıkıyor.

Osmanlı döneminde küçük bir kasaba olan Visegrad, İstanbul’dan Saraybosna’ya giden anayol üzerinde son derece önemli konuma sahip olduğundan, devletin özel ilgisini görmüş ve kısa zamanda gelişmişti.

Sokollu Mehmet Paşa, memleketi Visegrad’da köprünün yanı sıra han, hamam, imaret, cami ve dükkan gibi eserler yaptırılsa da köprü dışındaki diğer eserler günümüze kadar ulaşamadı.

Mimar Sinan’ın Drina Köprüsü hakkında sizin düşünceleriniz ne? Mimar Sinan’ın en fazla dikkat çeken köprü tasarımı sizce hangisi?

Reklam
Yorumları göster

Bir Cevap Yazın

Türkiye

Yeni yapı denetim kanunu ile firma sayısı 2000’i aştı

Güncelleme:

Tarih:

Yapı denetim havuz sistemi olarak tanımlanabilecek denetim sistemi, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren uygulanacak. Sistem kabaca her inşaat için yapı denetim firmasını kendi atayacağı şekilde işliyor diyebiliriz.

İlk olarak 2001 yılında yürürlüğe giren Yapı Denetim Kanunu ile, sektörün ciddi anlamda ilerleme katettiğini söylemek mümkün ancak işlemeyen kısımları ve adeta ”sistem hatası” içeren bölümlerine ilişkin yapı denetim sistemi değişecek haberinde de paylaştığımız üzere yeni sistemin de bazı problemleri şimdiden gündeme getirdiğini söylemek mümkün.

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği Başkanı Tekin Saraçoğlu konuya ilişkin Yapı denetim havuz sistemi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Yapı denetim artık bağımsız olacak ancak..

Tekin Saraçoğlu, “Mevcut uygulamada müteahhit gidip kendine bir yapı denetim şirketi buluyor. Onunla anlaşıyor, gelin beni denetleyin paranızı ben vereceğim diyor. Böyle durumlarda genelde belirlenen liste fiyatının yarısı verilir, bu yıllarca sektörde önemli sakıncalara neden oldu. Sistem yüzde 100 başarılı olmadı. Çünkü sonuçta insan iş verenini ne kadar denetleyebilir ki? İşi ve parayı ondan alıyorsun. Yapı denetim şirketi sorumlu olduğu binaya müdahale ettiği zamanda adamlar bir daha iş vermiyor. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çabasıyla çıkan yasayla bu sorun ortadan kaldırıldı. Yılbaşında uygulamaya girecek yasayla artık denetim bağımsız olacak” dedi.

Yeni yasa ile birlikte firma sayısı 2000’leri aştı

Saraçoğlu, “Böylelikle her ilde yeni çıkacak ruhsatlar elektronik ortamda bakanlık ya da il müdürlükleri vasıtasıyla sırayla seçip yapı denetimlere gönderecekler. Yapı denetim şirketlerinin tamamının 13 ay içinde eşit iş hacmini yakalaması öngörülüyor” bilgisini de paylaşıyor.

Ancak yasayla birlikte firma sayısında yaşanan artışa dikkat çekiliyor. Türkiye genelinde yapı denetim alanında çalışan faal 1600 firma var iken yasanın elektronik ortamda iş vereceğinin duyurulmasıyla birlikte bu sayının 3-4 ay gibi kısa bir zamanda 2 binleri aştığını söylüyor.

Yasanın bu modelini ‘iş garantisi var’ diye fırsat bilenlerin bu sürede 400’den fazla şirket kurduğunu hala da bunun devam ettiğini vurgulayan Tekin Saraçoğlu, bu konuda bir kota getirilmesini bekliyor. Kota getirilmediği taktirde ise firmaların yaşamasının mümkün olmadığını anlatan Saraçoğlu, “Bir firmanın yıl bazında aldığı iş miktarı 100 bin metrekarenin altına düştüğü zaman firmalar yaşayamıyor. 2 bin firmayı kesinlikle geçmemesi lazım. Zaten bölge ihtiyaçlarına göre bu sayı rahatlıkla tespit edilebilir. Şayet bir kota konulur o kotaya göre dağıtım yapılırsa firmalar da yaşar ve bugüne göre çok başarılı bir sistem olur” dedi.

Devamını oku

Türkiye

Yeni yasa ile birlikte mimarlık ofisleri risk altına giriyor

Güncelleme:

Tarih:

Ruhsat formlarından mimar imzası kaldırılması ile birlikte sektörel anlamda büyük endişelerin hissedilir derecede yükselen seslere dönüşmesine tanıklık ediyoruz.

Konuyla ilgili olarak yapı ruhsatlarından mimarların imzasının kaldırılması neleri değiştirir? yazımızda da bahsettiğimiz endişelerin piyasada kapalı kapılar ardında fazlaca konuşulmaya başlandığını da bilmekte fayda var.

Yeni sistemin hayata girmesiyle birlikte sektör temsilcileri de çeşitli mecralara demeçler vererek kaygılarını dile getiriyor.

Yeni sistemde mimarlar büyük risk alıyor!

İşte onlardan biri de  AE Mimarlığın Kurucusu Ahmet Erkurtoğlu. Dünya Gazetesinden Leyla İlhan’a verdiği ropörtajda sektöre dair , yeni sistemin getirilerini, götürülerini şöyle yorumlamış;

“Yeni sistemde müteahhit mimarlık ofisine bir yapı projesinin etüdünü yaptıracak. Daha sonra götürüp kendi şirketinin mimarına çizdirecek. Böylelikle mimarın müellif olayı kalkmış olacak. Yapı denetim bu görevi üstlenmiş olacak. Fakat buna karşın müellifi yani çizeni olmayacağımız halde iskanda benden imza isteniyor. Bu durumda mimar olarak ben bir risk alıyor muyum. Ruhsatta imza olmayan bir şeyde neden iskanda benden imza alsınlar.”

Yeni Sistem Mimarlık Ofislerini zorlayacak

“Bu durumda müteahhit mimarlık ofisine etütü yaptıracak. Bana 100 yerine 10 lira 5 lira verecek. Sonra da etüdü yapılan projeyi götürüp kendi maaşlı mimarına çizdirecek. Bu bizim gibi serbest çalışan mimarları yok edecek bir uygulama gibi duruyor”

Eski sistemde bir projeyi yaptıklarında müteahhitten para alamadıkları durumda ruhsata imza atmayıp bu paralarını alma hakları olduğunu ancak yeni uygulamada bu güvencelerinin ellerinde alındığını savunan Erkurtoğlu, “Aynı şekilde imar barışı da bizim müellif haklarımızı elimizden aldı. Bu uygulama büyük inşaat şirketleri lehine çıkarılmış bir karar gibi duruyor”dedi.

Devamını oku
Reklam



Reklam