Sosyal medya'da takip edin!
X

Dünya

Türk mimarlardan Mars kolonisi

Güncelleme:

Tarih:

Mars’ta yaşam projesi Dünya’nın farklı lokasyonlarından mimarlar ve tasarımcıları bir araya getiren konsept yarışma ile yeniden gündeme geliyor.

Uzayda yaşam hakkında yapılan bilim kurgu filmleri ve tartışma programları olur da, son derece dikkat çekici bir mimari proje fikir yarışması olmaz mı?

Şimdi Mars’ta yaşam var mı? sorusu bir kenara dursun Erdem Mimarlar tarafından bu yarışma için tasarlanan Türk mimarlardan Mars Kolonisi projesini daha önce hiçbir mimarlık ya da haber sitesinde yayımlanmayan görselleriyle sizlerle paylaşalım.

Yarışmanın konusu: ‘Kızıl gezegende yaşam ortamı oluşturmak’

marsta-yasam-projesi

Biliyorsunuz son yıllarda Mars gezegeni mercek altında. Mars’a araba gönderildi, Mars’ta yaşam arayışları var.. Yarışmanın konusu da; Kızıl Gezegen’de yaşam ortamı oluşturmak.

Tüm Dünya’dan multi-disipliner ekiplerin katılımına açık olan yarışmanın kazananı, bu ay içerisinde seçkin jüri üyeleri tarafından belirlenecek projeler arasından seçilecek.

Mars’taki ilk piramitleri neden biz yapmayalım?

Uzayda yaşam projesi için konseptlerinin belirlenmesi safhasında oldukça dikkat çekici bir çıkış noktası yakaladıkları anlaşılan Erdem Mimarlar Kurucu ortaklarından Peyzaj Mimarı Sunay Erdem tasarıma ilişkin Mimarihaber’e şunları söyledi ; ”Dünyadaki piramitlerin uzaylılar, tarafından yapıldığına dair efsaneler söylendi. Belki de bu uzaylılar Marslılardı. Uzun zaman bu böyle düşünüldü.. O zaman Mars’taki ilk piramitleri de neden biz yapmayalım? Biz de Marslılar için uzaylı sayılırız..”

Peki Erdem Mimarlar bu tasarımın konseptine yönelik başka hangi fikirleri projesinde uygulamıştı?. Tasarımın uygulanabilirliği ve yapım süreci göz önüne alındığında yaşanılabilecekleri nasıl ön görüyor?. Konsepte ve projenin uygulama kısmı için sorumuza verilen yanıtlar da oldukça tatmin edici görünüyor..

Yarışmadaki tasarım konseptini şöyle açıklıyor:

piramitlerden esinlenerek tasarlanan mars'ta yaşam projesi

Uzaylıların Dünya’daki piramitleri inşa ettikleri efsanesinden yola çıkarak bizdeki piramitler bize önemli bir ipuçları verdi, imkanlar az olunca en kolay yapılabilecek yapı piramittir.

Evet, Mısırlılar zamanında bugünkü teknoloji yoktu ve o zamanın imkanıyla o kadar dev bir yapıyı ancak piramit olarak yapabildiler. Bizim de Mars gezegeninde kısıtlı imkanlara sahip olduğumuzdan en basit konstrüksiyonu, piramidi yapmak en mantıklı.

Mars’ta yaşayabilmek için izole bir ortam gerekir. Atmosferinde yoğun miktarda %95 karbondioksit bundan dolayı da radyasyon hakim, ortalama sıcaklık -63°C .

marsta yaşam projesi konsept paftası

Bu yarışma konsept paftasında, tasarımın gelişim aşamaları ve bazı zemin özellikleri ile jeolojik verilerin mimari ile birleşimi şematize edilmiş. Paftanın hemen alt kısmındaki çizimlerde piramitlerin 4 haftada tamamlanacağı ön görülüyor.

Tüm bu faktörler dikkate alınınca kapalı bir mekan gerekliliği ortaya çıkıyor. Kapalı ama aynı zamanda güneş ışığını da alabilen, bitki üretimi, dolayısıyla oksijen üretimi için şart. Bir nevi bir sera ortamı.

İçerisi dışarıdan farklı, dışarıdan koruyan bir kabuk. Aklımıza ilk gelen cam, ama onu Mars’ta üretmek zor. O zaman Mars’ta en kolay bulunabilen maddeyi arıyoruz, o da buz. Yer altında bolca bulunuyor.

marsta yaşam mümkün mü?

Esprili bir dille ‘burdayız!’ diyerek Mars’ta yaşamın aslında çok iyi bir erken planlama ve multi-disipliner işbirlikleriyle mümkün olabileceğine olan inancınızı kuvvetlendiriyor.

Buz, güneş ışınlarını geçiriyor, fakat radyasyonu geçirmiyor. Aydınlık ortamı oluşturuyor ve çevreyle ilişki kurmamızı sağlıyor. Peki buzu nasıl temin edeceğiz? Yer altındaki buz tabakasına ulaşıp, buzu sıvılaştırıp yeryüzüne çıkartacağız. Donmamış halini piramit iskelete enjekte edip donmasını bekleyeceğiz. Hava zaten soğuk, ve hemen donacak. Böylece Mısır’lıların kısıtlı imkanlarla inşa ettikleri dev piramitleri biz de kısıtlı imkanlarla Mars’ta yapabileceğiz..

marsta yaşam projesi

Mars’ta yaşam mümkün..

Erdem Mimarlar firması hakkında

Erdem Mimarlar Dünya genelinde geliştirdikleri sıra dışı projeler ile tanınmaktadır. 5 kıtada 50’den fazla ödüle sahip olan ekibin, Türkiye’de de en son Lüleburgaz için geliştirdikleri “Tarım Metropolü” fikri ile ses getirdiler. Ayrıca Sunay Erdem Mimarihaber.net’te geçtiğimiz günlerde yayımlanan Türkiye’nin en iyi mimarları listesi içerisinde de yer aldı. Ayrıca eskiz meraklıları için bir mimarın 25 yıllık el çizimi eskizleri hakkındaki yazı ‘da mutlaka okumanız gerekenler arasında.

Yarışma Ekibi: Sunay Erdem, Günay Erdem, Burak Akşitli, Ömer Kaya, Muhammed Furkan Altun

Türk mimarların bu sıra dışı konsepte sahip uzayda yaşam projesi hakkında sizin fikirleriniz ne?

Reklam
1 Yorum

1 Yorum

  1. Yakup

    17/05/2018 paylaşım zamanı 00:51

    Türk mimarlar.. As bayrakları as.. Çok iyi ya

Bir Cevap Yazın

Dünya

Ayasofya İbadete Açılacak Mı? Anayasa Mahkemesinden Karar

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Ayasofya Hakkında Kısa Bilgi

Mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtlar arasında gösterilen Ayasofya Müzesi’nin tarihine, mimari anlamda iç ve dış mekanlarına ait bilmeniz gereken her şeyi sizler için derledik. Bu yazımızda Ayasofya hakkında kısa bilgi vereceğiz. Ayasofya Doğu Roma imp. İstanbul da yapmış olduğu en büyük eserlerden birisidir. İlk yapıldığında kilise olarak yapılmıştır. Bu yapılan kilise ise bilgelik anlamında adlandırılmıştır. Doğu Roma da en büyük kilise olarak yapılmıştır.

3 kez bulunduğu yerde tekrar tekrar inşa edilmiştir. 3 kez yapılan şuan günümüzdeki halidir. Aslında şöyle demek daha doğru olur. O zamanda yine kilise halinde yapılmıştır. Sonradan camii ye çevrilmiştir. Ayasofya’nın açılış günü İmparator Justinianos’un, mabedin içine girip, “Tanrım bana böyle bir ibadet yeri yapabilme fırsatı sağladığın için şükürler olsun” dedikten sonra, Kudüs’teki Hz. Süleyman Mabedi’ni kastederek “Ey Süleyman seni geçtim” diye bağırdığı geçer. Antik şehirlerden bir çok şey getirilmiştir. Ayasofyadaki sütun ve mermerler özellikle antik yerlerden gelmiştir.

İmparator Justinianos Ayasofya’nın daha görkemli ve gösterişli olması için, maiyetindeki tüm eyaletlere haber göndererek, en güzel mimari parçaların Ayasofya’da kullanılması için toplatılmasını emretmiştir.

Suriyedeki antik kalıntılardan getirilen ürünler vardır. Marmara Adası’ndan, yeşil somakiler Eğriboz Adası’ndan, pembe mermerler Afyon’dan ve sarı mermerler Kuzey Afrika’dan getirilerek Ayasofya’da kullanılmıştır. Ayrıca, yapıda Efes Artemis Tapınağı’ndan getirilen sütunlar neflerde, Mısır’dan getirilen 8 adet porfir sütununun ise yarım kubbeler altında kullanıldığı bilinmektedir. Yapıda 40 tanesi alt galeride, 64 tanesi ise üst galeride olmak üzere toplam 104 adet sütun bulunmaktadır.

Önemlisi mozaik süslemeler el işçiliği çok önemlidir.

İstanbul’un fethinden sonra camii olmuştur. Bundan sonra hatlar yazılmaya başlanmıştır. Ayasofya’da, Sultan Abdülmecid Dönemi’nde Hattat Kadıasker Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılan 7.5 m. çapındaki 8 adet hat levhası ana mekânın duvarlarına yerleştirilmiştir. “Allah, Hz. Muhammed, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin” yazılı bu levhalar İslam âleminin en büyük hat levhaları olarak bilinmektedir.

Anayasa Mahkemesi, bir dernek tarafından Ayasofya Müzesi’nin namaz kılınması için ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddiasıyla yaptığı başvuruyu, “incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez buldu.

Ayasofya İstanbul’un fethinin sembolüydü. Fetih sonrası cami yapıldı. 1934’te Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye dönüştürüldü. Tekrar cami yapılması bugüne kadar hep gündemde kaldı. Ayasofya’nın ibadete açılması için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldı. Başvuru sahibi Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği. Dernek 2015 yılında AYM bireysel başvuruda bulundu.

DANIŞTAY REDDETTİ

Bunun üzerine dernek 2005 yılında Bakanlar Kurulu’nun Ayasofya’nın müze yapılmasına dair kararının iptali için Danıştay’da dava açtı. Danıştay 10. Dairesi, derneğinin iptal talebini reddetti. Dernek bu karara karşı karar düzeltme başvurusunda bulundu. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da başvurunun reddine kararlaştırdı.

AYM’YE BİREYSEL BAŞVURU

Bu gelişme üzerine dernek 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuru dilekçesinde Ayasofya’nın ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesinin din ve vicdan hürriyetini ihlal ettiği belirtildi.

Kaynak: mynet
Kaynak: cnnturk
Devamını oku

Dünya

Türkler Miami’deki Konutları Dolara İnat Almaya Devam Ediyor…

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Döviz kurundaki hareketliliğe rağmen Türkler dolara inat Miami’de ev almaya devam ediyor. Gerçekten de ev almak için sıraya girmeye gerek var mı bilmiyoruz. Ama haberlere göre Türkler Miami de ev almak için sıraya giriyor. Hürriyet haberin yazdıklarını sizler için derledik.

Miamide gayrimenkul yatırım danışmanlığı yapan Nerime Demren, Buraya konut almak için gelenlerin zati büyük kısmında ellerinde doları olanlardan gelenler çoğunlukta.Her yerde Türk ile karşılaşıyoruz. Güneydoğudan da, Karadenizden de alıcımız var.Yatırım için konut alan Türkler akın etmeye devam ediyor. Türk Hava Yolları İstanbul-Miami arasında yolcu taşımacılığı yüzde 28 artış göstermiş. 150 bin yolcuya yakın taşıma yapılmış.

Miami de ki konutların çoğu 2008 yılında krizden etkilendi ve satılmadı. O dönemler fiyatları düşen evlerden alımlar oldu. Şuan da hala ev alımları bir hayli artmış durumda. Evlerin büyüklüğüne göre de bu fiyatlar arasında çok değişkenlikler olabiliyor. Emlakçıların tahmini rakamlarına göre 2000 den fazla Türk’ün evi var. 40 bin Türk de tatile gidiyor. Bazı ünlü isimlerinde Miami de evleri var.

Bunun yanında Türk Emlakçı sayısında da artışlar oldu. Çok sayıda Türkü’ün olduğu ve bir çok yerde karşılaşabileceğinizi belirtilmekte. 300-500 bin dolar gibi fiyatları olan müstakil evler var. Bir çok toprak zengininin buradan ev aldığı belirtiliyor. Burayı bilmeyenler bile Türkiye’den ofis açıp buralardan ev satan emlakçılar var.

Yatırım amaçlı ev alan insanların da çok olduğu bilgisi var. Balon gibi çok fazla yapılaşma var. Arz fazla talep azaldı olarak düşünüyoruz. Rusya ve Güney Amerika ülkelerinden daha öncekisi gibi basit alamıyorlar. Onun için birden bire talep arttı, arz eksildi. Burada satamayan müteahhitler yurt dışında pazarlar aramaya başladılar. Bir de onların da katkısıyla Türkiyeye gelip tanıtım yapanlar Miamiyi tekerrür popüler ettiler diye konuştu.

Buraya para biriktirip gelen yatırımcıları vazgeçirdiğini söyleyen Demren. Burada şahsen bulunmadan, dar bütçe ile uzaktan yatırım yapmayı düşünenlere Miami’den ev almayı hiç tavsiye etmem diye de ekleme yaptı.

Bir de şöyle bir şey var “Örneğin 500 bin dolar olan bir evi 600 bin dolara satıyorlar. Burada binanın masraflarını kiracı ödemiyor, ev sahibi ödüyor. ” “Bazı emlakçılar bunu söylemiyor. Emlak ödentileri yüksek, kira kazancının 3 bin doların 500 doları belki net cebine girecek.

Birde buranın tercih edilmesi vergilerin az olmasından kaynaklanıyor.  Bireylerin yanı gizeme firmaların da burayı seçim etmelerinin bir sebebi vergi avantajindan dolayı.

KAYNAK: HURRİYET

Devamını oku
Reklam



Reklam