Sosyal medya'da takip edin!
X

Yorum

Mimarların web siteleri neden projeleri kadar güzel değil?

Güncelleme:

Tarih:

Mimar sitesi denildiğinde (ülkemizde) pek çoğu gösterişli projeler ve malesef tek dil olarak İngilizce içeriklerin yer aldığı mimari platformlar görmekteyiz.

Bir mimarlık ofisi sitesi nasıl olmalı? Mimar sitesinde neler olmalı? Mimarlar nasıl bir web sitesi açmalı? Mimar sitesi açmalı mı? Mimarlık sitesinde mutlaka olması gerekenler nelerdir? Bu yazımızda işin mutfak boyutundan çıkıp biraz da reklam boyutlarına odaklanacağız.

Pazarlama ve reklam konuları da dahil olmak üzere günümüzde her işletmenin kendi web sitesi üzerinden yeni kitlelere ulaşması ve profesyonel marka kimliği oluşturması adına mimarların web sitesi de mutlaka olmalı diye düşünüyorum.

Mimar sitesi nasıl olmalı?

mimar-sitesi-bilgisayar

Bu yazıyı hazırlarken bir çok ünlü Türk mimarlarımızın web sitelerine baktığımda biraz üzüldüm. Site dili ne yazık ki sadece İngilizce. Bu firmaların pek çoğu yurt içinde yoğunluklu projeler geliştiriyor. Ama site dili neden sadece İngilizce buna gerçekten anlam veremedim.

En genel manada bir mimar tabi ki referanslardan beslenir yeni bir iş almak noktasında. Hatta referans olmadan iş almayan büyük ofisler de bilirim.

Mimarlık sitesi profesyonel hizmetlerin sıralandığı, daha önce yapılan işlerin listesinin paylaşıldığı ve son zamanlarda (bu gerçekten sevindirici) bu sitelerin kendi mimari blog sayfaları üzerinden sektörel haberleri, firmadan haberleri vs. paylaştıkları bir de blog sayfası bulunuyor.

Mimarlık sitesinde neler olmalı? Neler olmamalı?

Nelerin olacağını az önce de paylaştığımız üzere iyi bir ifade tekniği ile bol görsellerin yer alması gerektiğini söyledik. Ama mimarlık firmaları siteleri içinde nelerin olmaması konusuna odaklanırsak sanırım amacımıza daha net ulaşmış oluruz.

Bir web sitesinin iyi olup olmadığı google gibi arama motorları da dahil olmak üzere alexa gibi bazı kıyaslama gibi yine başka web sitelerince ölçülebilmektedir.Örneğin Mimarihaber.net Alexa rank değeri ne göz atabilirsiniz.

Bir mimar sitesinde olması gerekenleri paylaşalım;

  • Hizmetler net ve açık şekilde belirtilmeli
  • Karmaşık bir arayüz, yavaş bir site kimse sevmez. Açık ve ulaşılabilirlik konusuna odaklanılmalıdır.( Mobil erişimlerin iyiden iyiye arttığı düşünüldüğünde mobil uyumlu mimarlık siteleri kurulmalıdır)
  • Sitelerin göz yormayan yazı tipi fontu içermesi yazılanların anlaşılabilir olması kesinlikle şarttır.
  • Projeler listelenirken kesinlikle projenin geliştiricisi, yapım tarihi, ya da bazen yapılıp yapılmadığı bile paylaşılmıyor. Yani neden bir konsept mimari proje paylaşılmasın ki. Ama bu tasarımı sanki yapılmış gibi paylaşmak son derece yanlış olacaktır.
  • Projelerin görsellerine ilave olarak plan çözümleri de paylaşılabilir. Bu da ince bir nüans olarak oldukça önemlidir. Plan çizimi güzel ve etkili bir dikkat çekici araçtır. Görsel her yerde yayımlanabilir ama planları paylaşmak daha dikkat çekecektir.

İlave not olarak mimar sitesi içerisinde inşaat alanı hesaplama, ya da tam net bir değer vermemek kaydıyla yazdırılan scriptler ile mimari proje fiyatı hesaplama gibi araçların da ücretsiz şekilde sunulması son derece faydalı olacaktır.

Son olarak ofisten görseller, sosyal medya hesaplarını aktif kullanarak samimi içerikler üretmek en iyi mimarlık siteleri için olması gerekenler arasındadır.

Siz ne düşünüyor sunuz?

Reklam
Yorumları göster

Bir Cevap Yazın

Makale

Tasavvuf ve Mimarlık İlişkisi

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

TASAVVUF VE MİMARLIK İLİŞKİSİ

Tasavvufi islam inancında Allah, madde ve eşyanın zaman ve mekanın var olmasından önceki mutlak yokluk, hiçlik, bilinmezlik durumunda gizli hazine iken kendi  içine döner, özünun ihtişamını seyreder, bu özü sever ve aşk saçar.Mutlak vücudun idraki mümkün olmayan bu la-tahün mertebesinden bilinmeyi isteme mertebesine tenezzül etmesi tasavvufta nokta ile ifade edilirve bu ilk tenezzül mertebesinden bu ilk akıldan diğer tüm şeylerin ortaya çıkmasıdır.

 

PROF. DR. ALİ UZAY PEKER’İN ANLATIMINDAN DERLEME

Bu zincirin son halkası insandır. Bu derin nur insanın kalbinin ta derinlerinde bulunmaktadır. Son olsada en değerlisidir. İnsanın geldiği yere ulaşması gerekir.İnsanın dünyaya gelmesi kemal derecesine ulaşması yolculuk ile ifade edilir. Yollar arasında ilk yol Allah’tan çıkarak tüm alemleri dolaştıktan sonrainsan halini alma sonunda gine Allah’a varmaktırki çember ile temsil edilir.Evreninde çember ile temsil edilmesi ve çemberin noktalardan oluşması aslın nokta olduğunu ve kainatın varoluşun kaynağı tek olan Allah olduğuna varılır.

Tasavvufi islam inancında olan bir mimarın bu hiyerarşik düzeni bu birbirini takip eden ve sonunda hep aynı şeye ulaşan düzende yaptığı eserlerinde bu senaryoyu kendine bir araç olarak kullanması gayet olanaklıdır.Modern mimarlığada baktığımızda temelini insanın oluşturması tasavvufi islamı benimseyen mimarlardada görülmekte buda bu olgunun evrenselliğini işaret eder.Tasavvufi islam mimarlığının en önemli farkı ulaşılan noktanın Allah olmasıdır.Tasavvufi islam mimarlığında günümüzdede çok önemli olan birçok parametreler bulunmaktadır.Bunlar; ışık,ağaç,geometrik form etkisi vb.

Tasavvufi İslam inancında Allah yerin ve göğün nurudur, ışığıdır. Var olan yanlız nurdur.Nur yansımaktadır.Işık yansımaktadır ve gölge bu ışıktan dolayıdır.Gölgenin varlığı ışığa bağlıdır.Nur yaradılışın nurudur, bu nur ile insan ve evren yaratılmıştır.Evrende gördüğümüz herşey insanı yansıtmaktadır.Mihraplar göğe açılan kapı görevini görür yani insan ile hakikatin buluşma noktasıdır.

MİMARLIKTA MEKANDA KULLANILAN IŞIK

Mimarlıkta mekanda kullanılan ışık birçok mimari ögenin insan tarafından farkındalığını arttırır.İnsan ışık olmadan göremez. Işığın bu derece değeri mimarlıktada çok benimsenmiştir.Işığın cisimlerde oluşturduğu gölgenin etkiside çok güçlüdür.Bu gölge etkisi ile farklı mekan tasvirleri dahi yapılabilmektedir.örneğin bir ağaç gölgesi mekan olarak benimsenebilinir.

Kabe yersel ve  göksel eksenin başladığı noktadır.Küp altı kenarı ifade eder buda dört yön, evren ve yeryüzünü ifade eder.Kabenin kendiside öledir.Mekanda yaratılmış evrenin bir parçasıdır.Kabedeki yolculuk ise mekandan kurtulma isteği göğe yükselme isteğidir.

Bu istekdendirki tasavvufi islamı benimseyen mimarlar  her mihrapta bu etkiyi düşünmüştür.Bu etki ilk olarak yapıya girişte ifade edilir.Yapıya girişteki kapı yolculuğun başlangıcıdır.Dikkatin kapıya yönlenmesi başlangıca yönelmesi sonun başlangıçta içeriyo olmasıdır.Bu yolculuk yatay eksende devam eder ve bu devamlılıkta yolculuktaki yaşayış canlandırılır ibadetler edilir. Bunun sonunda bu eksen bir mihrabı işaret eder. Mihraplar göğe açılan kapı görevini görür yani insan ile hakikatin buluşma  noktasıdır.

Yapılarda dairenin evrene işaret etmesi ve topluluğun üzerini çevrelemesi bunu taşıyan stunların yatay eksende noktasal bir etkisinin olmasıda gine bu evrenin en özel yapıtaşının taşıyıcı yapıtaşının insan olduğunu ve bu noktaların kubbedeki son kilit taşı gibi sona ulaştığını yani yatayda olduğu kadar 3.boyuttada bu tasavvufi islamı uyguladıklarını yapıyı bir bütün olarak gördüklerini göstermektedir.

Tasavvufi islamı benimseyen mimarların ağacıda kullanması çok önemlidir.Ağaç yer altında köklerle yer üstünde gövedi dalları ve meyvesiyle tüm evrene bir işaret olarak görülmektedir.Dalları gökyüzüne doğru uzarken yapraklarının yeryüzüne dönmesindeki zıtlık bazı bezemelerde karşılaşılmaktadır.

Genel olarak tasavvufi islamda bulunan mutiş düzen mimari bir seneryo olarak yapılara etki etmiştir.Yapının formundan yapının yönelimine,yapıdaki mekanlardan yapıdaki süslemelere, bezemelere, mimari ögelere kadar tasarım kararlarını etkileyen bir düşünce sistemi mimar tarafından eserlerine işlenmiştir.

KAYNAK:

  • hptts/www.youtube.com.tr/sivasdivriğiulucamiitrtbelgesel
Devamını oku

Makale

Mimarlık Tasarım Dersi İlk Ders ( Komik İzlenimler )

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Mimarlık eğitiminin zorlu bir yolculuk olduğu her zaman söylenir. Sadece mimarlık okuyanların anlayacağı bazı şeyler vardır. Örnek verecek olursak sabaha kadar maket yapmak veya sabaha kadar çizim yapmak konusunda yakınlarımızı kesinlikle ikna edemeyiz. Ya işte sabaha kadar çizim mi yapılır? Diye soran akrabalar, tanıdıklar, ebeveynler çevremizde kesinlikle olacaktır. İşte sizler için hazırladığımız bu yorum yazımızda Mimarlık eğitiminin bir parçası olan Mimarlık Tasarım Dersi‘ nde neler yapılır işte bunu hep birlikte okuyalım.

Mimarlık Tasarım Dersinde İlk İzlenim

Arkadaşlar öncelikle mimarlık mesleği çok çalışma gerektiren bir meslektir. Aynı zamanda mimar olmak demek çevremize karşı yaptığımız işlerden sorumlu olmamız demektir. Bizler de mimar olarak sizler için Mimarlık Tasarım Dersi de yaşadığımız tecrübeleri aktarmaya çalışacağız. Bu yorumun amacı sizlerin Mimarlık Tasarım Dersine ait fikrinizin oluşmasını sağlamaktır. Öncelikle yazımıza şöyle başlayalım.

Biz ilk tasarım dersine girdiğimizde baktık sınıf 100 kişiye yakın herkes birbirine bizim ne işimiz var burada der gibi bakıyordu. Tabi önceden tanıştığımız arkadaşlarımız olmasa bu sınıfta neler olacak diye bile konuşamazdık. Baktığımız zaman sınıftaki masalar normal ders masaları gibi olmadığı için biraz da dikkat çekiyor. Büyük büyük masalara oturan tek kişiler kocaman bir sınıf hayal edin. Sonra normal dersler gibi bir hocanın geleceğini düşünerekten normal ders gibi avını bekleyen aslan gibi hocayı bekliyorsunuz. Beklediğiniz av bir tane olmadığını gördüğünüzde de şaşırıp kalabilirsiniz çünkü bir tane değil beş altı tane hoca gelince hadi canım biz nerede hata yaptık demeye başlayabiliyorsunuz. Nitekim bizimde ilk dersimizde böyle oldu bir baktık beş altı tane hoca var o koca sınıf bir köşeye çekilmiş bütün masalar bomboş. Koca sınıfın bir köşesine toplanıp Mimarlık Tasarım Dersine ait hocalar sorular sormaya başlıyor. Hikayemizde burada başlıyor zaten 🙂

İlk Derste Ne Yaptırılır

Hikayemiz başladı demiştik. Artık o hikayeyi yönlendirmek sizin elinizde. Şundan dolayı böyle söylüyorum bizde işte bir köşede oturuyorduk ilk ders başladık lay-lay-lom konuşmaya şöyle uçarız böyle kaçarız demelere. Sonra bir hoca başladı ve dedi ki ” evet arkadaşlar ilk ders olduğu için sizi boş bırakacağımızı sanmayın “. Haydaa tabi canlar sıkıldı o sözleri duyunca neyse çekeceğiz çileyi. Tabi herkes ne yapacağını merak ederek hocaya sorular ” ee hocam ne yapacağız ” herkes masalara geçsin föy dağıtılacak ” dedi. 100 kişilik bir sınıfın aynı anda masalara geçtiğini hayal edin. Masalara oturduk föy baştan başladı dağıtılıyor. Herkes merak içerisinde birbirine bakıyor ilk alanlar arkaya dönüyor sonra alanlar öne dönüyor. Bu neyin kafası böyle diye kısık seslerde sözler duyulmaya başlıyor. Tabi ki bu her ilk derste mimarlık okuyanların başına gelecek şeylerden. Bizde ilk dersimizde böyle olmuştu.

Merak ettiniz değil mi? Size ne verdiler ilk derste diye sorular soruyorsunuz. O yüzden bu merakınızı gideriyim. Bizde böyle oturduk ve işte baktık föye bize dediler ki ” ŞİİR ÇİZİN ” ne yapalım şiir mi çizelim dedik yok artık. Şiir çizilir mi ya ? Bu ne böyle ne saçma şeymiş bu mimarlık. Hani biz ev yapacaktık gökdelen dikecektik dedik tabi ki. Sonra öyle olmadığını anladık çünkü asıl temel eğitimin ilk derste başladığını anladığımızda mimar olmuştuk. Bundan dolayı arkadaşlar hepiniz ilk dersinizde dikkatlice hocalarınızı dinleyin yapılcak şeyleri güzel güzel öğrenin birbirinize şaşkın bakışlarla bakmaktan vazgeçin. Bu yazımızda asıl anlatmak istediğimiz ilk dersin şaşkınlığını komik bir mizahla anlatmaya çalıştık.

Devamını oku
Reklam



Reklam