Sosyal medya'da takip edin!
X

Dünya

Venedik Mimarlık Bienali’nden Türkiye’ye anlamlı davet

Güncelleme:

Tarih:

Dünyanın önde gelen mimarlık etkinliklerinden Venedik Mimarlık Bienali, bu yıl 26 Mayıs – 25 Kasım 2018 tarihleri arasında, Giardini ve Arsenale bölgeleri başta olmak üzere kentin çeşitli noktalarına dağılmış mekanlarda düzenleniyor.

Küratörlüğünü Yvonne Farrell ve Shelley McNamara’nın yaptığı bienalin, teması “Free Space”. Mekânın kalitesine, açık ve serbest olması üzerine yoğunlaşan bienalin Global Art Affairs (GAA) tarafından düzenlenen etkinliklerine, İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Türkiye’den davet edilen ilk üniversite olarak katılıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, 16. Venedik Bienali’nde birinci sınıf öğrencilerinin ComputationBased_BasicDesign@BİLGİ stüdyosunda ürettiği Carapace (Kaplumbağa sırtı) projesi ve bölümün diğer tüm stüdyo çalışmalarını dijital olarak sergiledikleri QR linklerle yer alıyor.

BİLGİ’li öğrencilerin eseri ünlü mimarların eserleriyle yan yana

16. Venedik Mimarlık Bienalinde sergilenen Carapace (Kaplumbağa sırtı) projesi, 2013 yılında Ece Abdioğlu, Ekin Arslan, Ece Emanetoğlu, Deniz Eskiçırak, İdil Işıksoy, Kübra Koyuncu, Elif Özüçağlıyan, Pelin Tatlıcı ve Eylül Utkan tarafından birinci sınıf final projesi olarak tasarlandı ve üretildi.

Sert kabuklu hayvanlardan esinlenerek tasarlanan ve yapıyı bir arada tutan herhangi bir kilit sisteminin kullanılmadığı Carapace, 129 üçgen yüzey ve yaklaşık 700 eklem merkezi olarak birbirine kenetlenen parçalardan oluşuyor. Ek bir malzeme kullanılmayan Carapace’de parçalar iç içe geçen bir sistem ile bir arada duruyor.

Bienal için biraz büyütülerek tekrar üretilen Carapace, 25 Kasım tarihine kadar Marinaressa Gardens’da sergilenecek. Marinaressa Gardens’da ayrıca; ANTIDOTE ART AND DESIGN, Groupwork + Amin Taha ve Atelier Romeo, Meyer Architects ve Daniel Libeskind’in de bienal çalışmaları yer alıyor.

Reklam
Yorumları göster

Bir Cevap Yazın

Dünya

Ayasofya İbadete Açılacak Mı? Anayasa Mahkemesinden Karar

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Ayasofya Hakkında Kısa Bilgi

Mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtlar arasında gösterilen Ayasofya Müzesi’nin tarihine, mimari anlamda iç ve dış mekanlarına ait bilmeniz gereken her şeyi sizler için derledik. Bu yazımızda Ayasofya hakkında kısa bilgi vereceğiz. Ayasofya Doğu Roma imp. İstanbul da yapmış olduğu en büyük eserlerden birisidir. İlk yapıldığında kilise olarak yapılmıştır. Bu yapılan kilise ise bilgelik anlamında adlandırılmıştır. Doğu Roma da en büyük kilise olarak yapılmıştır.

3 kez bulunduğu yerde tekrar tekrar inşa edilmiştir. 3 kez yapılan şuan günümüzdeki halidir. Aslında şöyle demek daha doğru olur. O zamanda yine kilise halinde yapılmıştır. Sonradan camii ye çevrilmiştir. Ayasofya’nın açılış günü İmparator Justinianos’un, mabedin içine girip, “Tanrım bana böyle bir ibadet yeri yapabilme fırsatı sağladığın için şükürler olsun” dedikten sonra, Kudüs’teki Hz. Süleyman Mabedi’ni kastederek “Ey Süleyman seni geçtim” diye bağırdığı geçer. Antik şehirlerden bir çok şey getirilmiştir. Ayasofyadaki sütun ve mermerler özellikle antik yerlerden gelmiştir.

İmparator Justinianos Ayasofya’nın daha görkemli ve gösterişli olması için, maiyetindeki tüm eyaletlere haber göndererek, en güzel mimari parçaların Ayasofya’da kullanılması için toplatılmasını emretmiştir.

Suriyedeki antik kalıntılardan getirilen ürünler vardır. Marmara Adası’ndan, yeşil somakiler Eğriboz Adası’ndan, pembe mermerler Afyon’dan ve sarı mermerler Kuzey Afrika’dan getirilerek Ayasofya’da kullanılmıştır. Ayrıca, yapıda Efes Artemis Tapınağı’ndan getirilen sütunlar neflerde, Mısır’dan getirilen 8 adet porfir sütununun ise yarım kubbeler altında kullanıldığı bilinmektedir. Yapıda 40 tanesi alt galeride, 64 tanesi ise üst galeride olmak üzere toplam 104 adet sütun bulunmaktadır.

Önemlisi mozaik süslemeler el işçiliği çok önemlidir.

İstanbul’un fethinden sonra camii olmuştur. Bundan sonra hatlar yazılmaya başlanmıştır. Ayasofya’da, Sultan Abdülmecid Dönemi’nde Hattat Kadıasker Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılan 7.5 m. çapındaki 8 adet hat levhası ana mekânın duvarlarına yerleştirilmiştir. “Allah, Hz. Muhammed, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin” yazılı bu levhalar İslam âleminin en büyük hat levhaları olarak bilinmektedir.

Anayasa Mahkemesi, bir dernek tarafından Ayasofya Müzesi’nin namaz kılınması için ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddiasıyla yaptığı başvuruyu, “incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez buldu.

Ayasofya İstanbul’un fethinin sembolüydü. Fetih sonrası cami yapıldı. 1934’te Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye dönüştürüldü. Tekrar cami yapılması bugüne kadar hep gündemde kaldı. Ayasofya’nın ibadete açılması için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldı. Başvuru sahibi Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği. Dernek 2015 yılında AYM bireysel başvuruda bulundu.

DANIŞTAY REDDETTİ

Bunun üzerine dernek 2005 yılında Bakanlar Kurulu’nun Ayasofya’nın müze yapılmasına dair kararının iptali için Danıştay’da dava açtı. Danıştay 10. Dairesi, derneğinin iptal talebini reddetti. Dernek bu karara karşı karar düzeltme başvurusunda bulundu. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da başvurunun reddine kararlaştırdı.

AYM’YE BİREYSEL BAŞVURU

Bu gelişme üzerine dernek 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuru dilekçesinde Ayasofya’nın ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesinin din ve vicdan hürriyetini ihlal ettiği belirtildi.

Kaynak: mynet
Kaynak: cnnturk
Devamını oku

Dünya

Türkler Miami’deki Konutları Dolara İnat Almaya Devam Ediyor…

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Döviz kurundaki hareketliliğe rağmen Türkler dolara inat Miami’de ev almaya devam ediyor. Gerçekten de ev almak için sıraya girmeye gerek var mı bilmiyoruz. Ama haberlere göre Türkler Miami de ev almak için sıraya giriyor. Hürriyet haberin yazdıklarını sizler için derledik.

Miamide gayrimenkul yatırım danışmanlığı yapan Nerime Demren, Buraya konut almak için gelenlerin zati büyük kısmında ellerinde doları olanlardan gelenler çoğunlukta.Her yerde Türk ile karşılaşıyoruz. Güneydoğudan da, Karadenizden de alıcımız var.Yatırım için konut alan Türkler akın etmeye devam ediyor. Türk Hava Yolları İstanbul-Miami arasında yolcu taşımacılığı yüzde 28 artış göstermiş. 150 bin yolcuya yakın taşıma yapılmış.

Miami de ki konutların çoğu 2008 yılında krizden etkilendi ve satılmadı. O dönemler fiyatları düşen evlerden alımlar oldu. Şuan da hala ev alımları bir hayli artmış durumda. Evlerin büyüklüğüne göre de bu fiyatlar arasında çok değişkenlikler olabiliyor. Emlakçıların tahmini rakamlarına göre 2000 den fazla Türk’ün evi var. 40 bin Türk de tatile gidiyor. Bazı ünlü isimlerinde Miami de evleri var.

Bunun yanında Türk Emlakçı sayısında da artışlar oldu. Çok sayıda Türkü’ün olduğu ve bir çok yerde karşılaşabileceğinizi belirtilmekte. 300-500 bin dolar gibi fiyatları olan müstakil evler var. Bir çok toprak zengininin buradan ev aldığı belirtiliyor. Burayı bilmeyenler bile Türkiye’den ofis açıp buralardan ev satan emlakçılar var.

Yatırım amaçlı ev alan insanların da çok olduğu bilgisi var. Balon gibi çok fazla yapılaşma var. Arz fazla talep azaldı olarak düşünüyoruz. Rusya ve Güney Amerika ülkelerinden daha öncekisi gibi basit alamıyorlar. Onun için birden bire talep arttı, arz eksildi. Burada satamayan müteahhitler yurt dışında pazarlar aramaya başladılar. Bir de onların da katkısıyla Türkiyeye gelip tanıtım yapanlar Miamiyi tekerrür popüler ettiler diye konuştu.

Buraya para biriktirip gelen yatırımcıları vazgeçirdiğini söyleyen Demren. Burada şahsen bulunmadan, dar bütçe ile uzaktan yatırım yapmayı düşünenlere Miami’den ev almayı hiç tavsiye etmem diye de ekleme yaptı.

Bir de şöyle bir şey var “Örneğin 500 bin dolar olan bir evi 600 bin dolara satıyorlar. Burada binanın masraflarını kiracı ödemiyor, ev sahibi ödüyor. ” “Bazı emlakçılar bunu söylemiyor. Emlak ödentileri yüksek, kira kazancının 3 bin doların 500 doları belki net cebine girecek.

Birde buranın tercih edilmesi vergilerin az olmasından kaynaklanıyor.  Bireylerin yanı gizeme firmaların da burayı seçim etmelerinin bir sebebi vergi avantajindan dolayı.

KAYNAK: HURRİYET

Devamını oku
Reklam



Reklam