Sosyal medya'da takip edin!
X

Faydalı bilgiler

Tuz Gölü Nerede | Tuz Gölüne Nasıl Gidilir | Giriş Fiyatı | Konaklama

Güncelleme:

Tarih:

Öncelikle bu yazımızda sizlere bir turistlik iç anadolu’nun en güzel yerlerinden birini tarif edeceğiz. Tuz gölü nerede bulunur? Tuz gölüne nasıl gidilir? Tuz gölüne giriş ücreti var mı? Giriş ücreti ne kadar? Tuz gölü hakkındaki bu bilgileri sizler için hazırladık sizler için paylaşıyoruz. Bu bilgileri öğrenmek için yazımızın devamını okumalısınız.

Tuz Gölü Nerede | Tuz Gölü Hakkında Bilgi

Tuz gölü iç anadolu da yer alır. Asıl ili Şereflikoçhisardır. Ankara-Konya-Aksaray illerinin kesiştiği yerdedir. Tuz gölü Türkiye’nin en büyük ikinci gölüdür. Gölün alanı 1600 km² civarındadır. Tuz gölü Türkiye’nin tuz ihtiyacını karşılamada birinci sıradadır. Yılda 150.000 ton tuz çıkartılır. Kapalı bir havzadır ve dışarıya bir akıntısı yoktur. Bu bölge fazla yağılı değildir. Hatta az yağış alan bir bölge demek çok daha doğru olur. Gölün derinliği 1.5 metre civarlarındadır. Bazı aylarda göl kuramaya başladığı için bu aylarda gölde yürümek mümkün oluyor. Tuz gölü bembeyazdır ve üstü tamamen tuzdur. Şifalı bir suyu vardır. Çıplak ayakla gölün üzerinde yürüyebilirsiniz. Bir çok kuş sürüsüne ev sahipliği yapar. Bir çok kuş türleri buralarda yaşımını sürdürmektedir. Çeşitli canlılar tuz gölünde yaşamaktadır. Tuz gölü için bazı efsanelerde var bunu da söylemeden geçemeyeceğiz. Öncelerde buranın bir bağ olduğu kötü ve cimri bir kadına ait olduğuna inanılmakta. Birisi bu bağdan bir üzüm istemiş ama kötü kadın vermediği için buranın tuz gölü olduğu düşünülmekte. Bu da böyle bir efsaneydi.

Tuz Gölüne Nasıl Gidilir? |

Tuz gölüne gidiş Ankara üzerinden veya Ankara dan gidilecekse özel araç olarak Konya yolu takip edilebilir. Bu yolu takip edip buradan da Şereflikoçhisar’a gelindiğinde tuz gölü gözükmeye başlar. Ankara üzerinden toplu taşıma ile gidilmesi de Konya otobüsleri veya Cihanbeyli otobüsleri gitmektedir. Konya tarafından geliş ise Cihanbeyli tarafına gidilmesi gerekmektedir. Oradan zaten tuz gölünün görmeye başlarsınız. Aksaray tarafından geldiğiniz de ise Ankara istikametinde gelip göl sol tarafınızda kalacaktır.

Tuz Gölü Giriş Fiyatı | Tuz Gölü Ücretsiz Mi?

Tuz gölünü gezmek ziyaret etmek kendiniz gidiyorsanız ücretsizdir. Ancak bir turla giderseniz onun ücreti sadece tur ücretidir. Tuz gölünü gezmek için hiç bir ücret ödemenize gerek yok. Tuz gölünün muhteşem manzarasında instagram’a güzel fotoğraflarınızı atabilirsiniz. İstediğiniz saatte ve günde buraya gelip güzel güzel fotoğraflar çekilip instagtam da paylaşabilirsiniz. Üstelik hiç bir ücret ödemeden. Burada aynı zamanda şifalı olmasından dolayı çıplak ayakla göle girebilirsiniz ve şifasından yararlanabilirsiniz. Cilt-el-ayak şikayetleri için şifa bulabilirsiniz. Manzaranın en güzel olduğu saatlerde burada olmanız bu muhteşem göl için size ayrı bir haz verecektir. Gün batımını buradan çok güzel izleyebilirsiniz. Çok güzel bir deneyim sizleri bekliyor.

Tuz Gölü Konaklama |

Tuz gölü Ankara’nın güneyinde yer alır. Bu noktaya geldiğinizde konaklama için bir çok olanağınız mevcut. Şehir merkezinde iki tane otel vardır. Ekonomik otellerde mevcuttur. Konya tarafında da konakalayabilir Ankara tarafında da konaklama sağlayabilirsiniz. Bir çok Lüks-Ekonomik otel bulabilirsiniz. Konaklamada sıkıntı yaşamazsınız.

 

Reklam
1 Yorum

1 Yorum

  1. ayşe bilgin

    02/09/2018 paylaşım zamanı 16:05

    tuz gölü nasıl gidilir hakkında güzel bir yazı

Bir Cevap Yazın

Faydalı bilgiler

Mimarlar ve İnşaat Mühendisleri Birlikte Çalışır Mı?

Güncelleme:

Tarih:

Yazar

Mimarlar ve İnşaat Mühendisleri Birlikte Çalışır Mı?

Bir yapının iki ana tasarımcısı mimar ve inşaat mühendisi; Her iki meslek de yapının yürütülmesi ve inşasına ayrılmaz.

Sorumlulukları çoğu zaman üst üste gelir. Mimar, müşterinin ihtiyaçlarını karşılamak için bir alan tasarlayacak ve bir binanın iç ve dış mekanı için planlar tasarlayacak. Mimar, binanın bina sakinleri için güvenli olduğu nihayetinde sorumlu olduğu için, yapının tüm uygun bina kurallarını karşıladığından emin olmak için bir inşaat mühendisi ile yakın bir şekilde çalışacaktır. İnşaat mühendisi ayrıca uygun yapısal malzemeleri önerebilir ve / veya seçebilir ve ihtiyaç duyacağı sıhhi tesisat, elektrik, ısıtma, havalandırma ve havalandırma sistemlerini belirlemeye yardımcı olabilir.

Mimar Öğrenciler İçin İyi Bir Tavsiye Nedir?

Mimarlık okulu çok titizdir ve okul yıllarında çok fazla yaşama sahip olmazsınız. Projeler, düşündüğünüzden daha uzun sürüyor – tahmin ettiğinizden iki veya üç kat daha fazla. İlk birkaç yıl boyunca, işiniz elle yapılacaktır (el modelleme ve el çizimi). Her şeyi çizin ve her gün, olabildiğince fazla çizmek önemlidir. Bu uzun vadede size yardımcı olacaktır. Daha sonraki yıllarda bilgisayar modellemesi tanıtılacak. Nasıl iyi işleneceğini öğrenin; özgeçmişinize ve portföyünüze yerleştirebileceğiniz en yararlı şeylerden biridir.

Mümkün olduğu kadar çabuk iş tecrübesi elde etmeye çalışın. Çalışmak için mükemmel bir yer bir inşaat firmasındadır, çünkü tasarladığınız binalar hakkında çok şey öğreneceksiniz ve bu anlayışla çok daha iyi bir mimar olacaksınız. Stajlarınız sırasında yapabileceğiniz en iyi izlenimi verin – daha önce insanlarla ilişkiler / bağlantılar kurmaya başlamanız gerekir.

Sanat ve mimarlık alanı dışındaki etkiler için bir takdir geliştirmek. Dışsal bir bakış açısını deneyin ve tutun, zihninizi olasılıklara açmanıza ve kariyerinizi şekillendirmenize yardımcı olacaktır.

Mimar Olmak Nasıl Bir Şey?

Mimar olmak çok zor ve rekabetçi olabilir. Üniversite bilmeniz gereken her şeyi size öğretmez, ancak yaratıcı yeteneklerinizi geliştirir ve zihninizi yeni fikirlere açar.

Sahada çalışmaya başladığınızda, işin ve mimarlığın teknik yönlerini öğreneceksiniz. Ayrıca müteahhitler, mühendisler ve müşteriler ile yararlı bağlantılar ve ilişkiler geliştireceksiniz. Mimarların çoğu için mimarlık yapmak, kendi başına tasarım yapmak değil, projeleri koordine etmek, tasarım problemlerini çözmek ve inşaatın ayrıntılarını denetlemekle ilgilidir. Bütün bunlar bazen sıradan ve sönük olmayan görevler başarılı bir tasarıma yol açacaktır.

Zamanla, ya tasarım yönünü ya da işin teknik yönünü tercih edebilir ve diğeri üzerinde yapabilmek için doğru olabilir. Kariyerinizde aldığınız yön, tipik günün nasıl bir şey olacağını belirleyecektir.

Mimari tasarım, bir binanın tasarımına, 3 boyutlu modellerin, eskizlerin, kazımaların vb. Kullanımına odaklanır. Teknik tasarım, bir projenin inşaat, dokümantasyon ve detaylarına odaklanır. Ayrıca mimarlığın iş alanı da var ve resmin o tarafını tercih ederseniz bulup, proje yöneticisi olabilirsiniz. Mümkünse, bir mimarlık bürosunda biraz zaman geçirmek için bir fırsat yakalamaya çalışın. İnsanların yaptıklarını beğenip beğenmediğinizi, onlarla sohbet etmeyi ve kiminle çalışmak istediğinizin bir türü olup olmadıklarını görün – bu bir mimar olmanın keyfini sürüp göremeyeceğinizin en iyi göstergesi.

Devamını oku

Faydalı bilgiler

Mimarlık Lisans Programları Hakkında Bilgiler Fiyatları | Kullanıcı Tecrübesi

Güncelleme:

Tarih:

Mimarlar İçin Olmazsa Olmaz Çizim ve Görselleştirme (3d) Programları

Mimarlık eğitimi süresince sıkça kullanmış olduğumuz ve eğitimimizin aslında bir parçası haline gelen hepimizin bildiği veya adını sıkça duyduğumuz o çok kolay erişebildiğimiz çizim programları, mezun olduğumuz zaman bir anda ücretli hale geliyor.

Okurken aklımıza takılmayan, mimarlık yapabilmemiz için hayati öneme sahip olan bu programlar bir anda bizim için ulaşılamaz hale gelebiliyor.

Peki Okurken Ne Oluyor Da Bu Çizim Programları Aklımıza Takılmıyor, Bizim İçin Bir Sorun Olmuyor?

Bir çok mimari çizim ve görselleştirme programı kendi alanında, kullanıcıları tarafından vazgeçilmez hale gelebilmek için reklamını ve detaylı tanıtımını yapmaktadır. Bunu yaparken de henüz lisans eğitimini almakta olan öğrencilere yazılımlarını ücretsiz hale getirmektedirler.

Bu programlar daha önce anlaştıkları üniversitelerle birlikte hareket ederek kendi web sitelerinde yazılımlarının öğrenci sürümlerini, anlaştıkları okulların öğrencilerine ücretsiz indirme hakkı sunmaktadırlar. Bunu da öğrencinin eğitim aldığı süreçle sınırlayarak, öğrencinin eğitim süresince programa alışmasını sağlamaktadırlar. Bu sayede yeni mezun mimar ya da mühendis adayları zaten benimsemiş olduğu çizim veya görselleştirme programını kullanmak zorunda kalacaklardır. Bu durum pazarlama için oldukça güzel bir taktiktir. Tabi ki bunun karşılığında verilen hizmette kullanıcısını oldukça tatmin edici düzeydedir.

Peki Nedir Bu Programlar ve Gerçekten Kullanıcısını Tatmin Edebiliyor Mu?

Bu programlar sıkça kullandığımız ve mimarlığın tabiri caizse eli ayağı haline gelmiş olan; “Autocad, Revit, Archicad, Idecad, Rhino, Photoshop, Sketchup, 3dmax, Lumion”, Başta olmak üzere ve daha niceleridir.

Bunlar aklıma gelen ve benim de bir mimar olarak sıkça kullandığım programlardır. Tabi ki bunların muadili birçok çizim ve görselleştirme programı da kullanılabilir. Ancak en azından bir kullanıcı olarak bu programların yaptıkları işin hakkını verdiğini söyleyebilirim. Tabi gelelim en önemli noktaya bu programlar iş hayatına atıldığımızda ve orijinal yani artık öğrenci sürümü değil de tam sürümü aldığımız noktada ne kadar verimli hale geliyor? Fiyat performans olarak kullanıcısını ne kadar memnun ediyor?

Fiyatları Ne Kadar?

Hepsini bir arada değerlendirebilmek için en yaygın olarak kullanılan bir örnekle konuyu açıklamak istiyorum. Birçok ofisin olmazsa olmazı “Autocad” programını ele almak istiyorum. Sizlerin de kolayca erişip web sitesinden inceleyebileceğiniz bu en temel çizim programını eğer tam sürümüyle kullanmak istiyorsanız. Yıllık 10.000 TL’ yi gözden çıkarmanız gerekiyor. Hâlbuki okurken ne kadar kolaydı değil mi?

Bu fiyatı vererek bir yıl kullanım lisansına sahip olmuş oluyor ve lisans süresince gönül rahatlığıyla çizimlerimizi yapabiliyoruz. Peki ya bu bir mimar ya da bir mimarlık ofisi için yeterli mi? Bir mimar eğitim döneminden itibaren birçok programı bir arada kullanarak çalışmalarını yapabiliyor. Yani bu demek oluyor ki yalnızca “Autocad” programına sahip olmak yetmiyor. Bu 10.000 TL’ yi vererek kurtulamıyoruz. Bu durum büyük firmalar ve ofisler için belki bir sorun teşkil etmiyor olabilir. Zira verilen lisans ücretinin kat ve kat fazlasını ülkemizde kazanmak mümkün. Yani olan yine küçük esnafa oluyor. Yeni mezun kendi ofisini açarken zorlanıyor ve genellikle orijinal olmayan lisanslar tercih ediliyor. Çünkü yeni ofisin büyük firmalar gibi verdiği bu lisans ücretinin kat ve kat fazlasını kazanmak için henüz daha önünde çok yol var.

Son olarak ofisinizi yeni kurmuş ve henüz bu yazılımlar sayesinde resmi bir kazanç sağlayamamanız kaçak yazılım kullanmak için bahane olmuyor. TC yasalarına uyum sağlamak, işyerinizde yapılan denetlemelerden yüzünüz ak çıkmak ve en başta içinizi rahat ettirmek istiyorsanız bu programların orijinal yazılımlarını kullanmaya mecbursunuz. Şu anda yapabileceğimiz tek şey muadil ve daha uygun fiyatlı yazılımları tercih etmek gibi görünüyor.

Devamını oku
Reklam



Reklam